Hayatım Reklam: Egemen Can Vural

Haziran sayısında, Hayatım Reklam köşemizin sorularını Publicis Yorum’un Reklam Yazarı Egemen Can Vural cevapladı.


IMG_2052

Reklamcı olma sebebim:

Küçükken şöyle böyle yapardım, reklamcı olacağım o zamandan belliymiş gibi bir durumum yok. Biraz Stockholm sendromu gibi. Zorla zorunlu staj yaparken bir baktım çok seviyorum.

 

İş tanımım vs. gerçekte yaptığım:

İşimiz hikayeler anlatarak etki bırakmak.

Birlikte çalışmak istediğim markalar:

Henüz parlamamış, bilinirliği olmayan ya da az olan her marka ile çalışmak isterim. Bilindik bir marka yerine bilinmedik bir markadan başarı hikayesi çıkarmak bana çok daha seksi geliyor.

Kariyerimle ilgili en büyük hedefim:

Cannes’da ödül vermek.

Örnek aldığım kişi(ler):

Anneannem. Gerçekten farklı biri olduğuna inanıyorum. Güçlü, soğukkanlı, çalışkan.

Şimdiye kadarki en favori çalışmam:

Nescafe Latte için çektiğimiz barista filmi. Bir de Fakir için Anneler Günü’nde bir iş yapmıştık. Bütçeleri sınırlıydı. Ödül veremiyorlardı. Biz de “insanlara öyle bir şey yapalım ki ödül vermeye gerek kalmasın, yaptığımız şeyin kendisi ödül olsun” dedik. Ortaya içinde annelerinin ismi geçen farklı tarzlarda şarkı üretebilecekleri bir aplikasyon çıktı. Yıllar geçmesine rağmen hala “tekrar yayına alacak mısınız?” diye soranlar oluyor.

Sektörü sevememe / sektörden soğumama neden olan etkenler:

Çok seviyorum merkez. Sevmeseydim yapmazdım.

Birlikte çalışmak istediğim ünlü:

Hiçbiri hayatta değil ama Tuncel Kurtiz, Sadri Alışık ve Kemal Sunal’la çalışmak isterdim.

 

Bu yazı ilk olarak JR. by Campaign Haziran 2016 sayısında yayınlandı.