Yaratıcı gençlik platformu

Hayatım Reklam: Ezgi Filiz

Ekim sayısında, Hayatım Reklam köşemizin sorularını Kramp‘ın JR. Reklam Yazarı Ezgi Filiz cevapladı.


 

hayatim-reklamReklamcı olma sebebim:

Reklamcı olmaya öğretmenlik eğitimi alırken karar verdim. Öğretmenlikte asıl meziyet, türlü teknikler ve oyunlar ile bilgiyi çaktırmadan öğrencinin kafasına yerleştirmektir. Eğlenirken öğrenmek dedikleri şey de bu. Reklamcılık da bazen şarkıyla, bazen filmle markanın vermek istediği mesajı karşı tarafa geçirebilmektir. Birbirlerine çok benziyorlar. Peki neden öğretmen olmadım? Çünkü eğitim sistemimizde iş tanımı ile uygulama çok farklı. Yaratıcılığımı reklamcılıkta daha fazla hayata geçirebiliyorum. Bir de bu işte kendimi sürekli yenilemek zorundayım.  Böylece kaç yaşıma gelirsem geleyim hep genç kalacağım.

İş tanımım vs. gerçekte yaptığım:

Komşu teyzelere reklam ajansında çalışıyorum dediğimde beni manken sanıyorlar. Aslında manken değil, mankenlere rol yazan kişiyim.

Birlikte çalışmak istediğim markalar / kampanyalar:

Hayal kurmayı seven, uçuk olma hevesimi kursağımda bırakmayan markalar. Super Bowl’da yayınlanacak bir kampanyada da yer almayı isterdim.

Kariyerimle ilgili en büyük hedefim:

Sabah simit alırken, fırıncının gözünü televizyondan ayırmadan “Haha reklama bak ya” deyip bana para üstü uzatması.

Sektörü sevmeme / sektörden soğumama neden olan etkenler:

Seviyorum çünkü sınırsız delirme hakkım var. Her an, her yerde işimi görebilirim. Bu, aynalarla dolu bir sokakta yürümek gibi bir his.

Masamın paralelindeki klima, bu sektörden soğumama neden oluyor.

Birlikte çalışmak istediğim ünlü:

Çok var. Heath Ledger’ın canlandırdığı Joker ile çalışmayı çok isterdim. Gönül Yazar ve düştüğü koltukla da öyle.

Örnek aldığım kişi(ler):

Bilge Karasu, Oğuz Atay, Adile Naşit, Tevfik Fikret, Edith Piaf, Richard Linklater, ebedi art direktörüm Burak Tozkoparan ve annem. Onun, ben gelirken gösterdiği özeni bir bilseniz.

Şimdiye kadarki en favori çalışmam:

PlayStation ile yaptığım karşılaştırmalı reklam işi. Eskiden yurt dışında yapılmış olan işleri görür iç çekerdim. Türkiye’de de yasal olduğunu öğrenince bu işi yaptım. PlayStation’ı hangi marka ile karşılaştırdığımı sormayacaksınız herhalde 🙂

 

Bu yazı ilk olarak JR. by Campaign Ekim 2016 sayısında yayımlandı.