Yaratıcı gençlik platformu

Bu menü şefinin suratında

Pek çoğumuzun yemeden fotoğraflayıp paylaştığı lezzetli menülere fotoğrafçı Robert Harrison ve şef Robbie Postma pek de lezzetli gözükmeyen yeni bir tarz getiriyor. İkilinin MENU ismini verdiği fotoğraf serisinde porte fotoğrafları yemek malzemeleriyle alışılmamış bir şekilde bir araya geliyor.

Yemek malzemelerinden oluşmuş bir portre deyince pek çoğumuzun aklına Giuseppe Arcimboldo’nun Vertumnus isimli ünlü tablosu gelebilir. Ancak bu sizi yanıltmasın çünkü Harrison ve Postma’nın fotoğrafları hiç de beklediğiniz gibi değil. Yemekleri en temel malzemelerine ayıran ikili bu malzemeleri dikkatlice şef Postma’nın suratına yerleştirip fotoğraflıyor. Sonucunda da renkli, gerçeküstü ve biraz da korkutucu bir seri ortaya çıkıyor. Uzun ve detaylı bir planlama ve hazırlık sürecinden geçen projenin tamamlanması neredeyse bir yıl sürmüş. Bir fotoğrafın çekimiyse kimi zaman 9 saati almış. Serilerini yemek ve fotoğrafçılığın karanlık tarafta buluşması olarak özetleyen ikili aynı zamanda fotoğraflarında menünün şefin aklında olabilecek en yakın yerde yani yüzünde olduğunu söylüyor. Fotoğrafların yiyebileceğiniz en güzel yemek gibi el emeği olduğunu vurgularken en küçük tanelerin bile tek tek elle yerleştirildiğini, herhangi bir dijital manipülasyona yer olmadığını vurguluyor.

Bu alışılmışın dışındaki serinin baktıkça iştah açmadığı kesin, ama ikilinin getirdiği bu kışkırtıcı bakış açısının ilham verici olduğu da inkar edilemez.

Pisilere geçit vermeyen mama ambalajı

Kedi sahiplerinin bileceği gibi kediler özenle sakladığınız ödül mamalarını mutlaka bulup hepsini bir kerede mideye indirecektir. Sıradan ambalajların asla engel olamadığı bu inatçı pisilere Dreamies isimli ödül mamasının bir sürprizi var! Minik patilere ve dişlemelere yenik düşen ambalajları farkında olan marka kedilerin asla açamayacağı yeni bir ambalaj tasarladı.

Başına buyruk hayvanlar olan kediler, eğer canı istiyorsa, evin içini koklayarak ödül mamasını bulur ve afiyetle yer. "Impenetrable Pack" ismini verdikleri yeni ambalajları için tasarım mühendisleriyle çalışan Dreamies, paketlerini kedilerin tüm dişlemelerine ve çabalarına dayanıklı hale getiriyor. Hatta hazırladıkları eğlenceli reklam filminde paketin sadece kedilere değil havai fişek, zımparalama, baltalama gibi daha da absürt her türlü koşula dayanıklı olduğunu söylüyor. Adam & Eve DDB'nin hazırlanan kampanyanın Tom Willems tarafından çekilen oldukça renkli ve eğlenceli reklam filmi #ImpenetrablePack etiketiyle sosyal medyada duyuruldu. Kampanyanın yönetmeni Rick Brim kedilerin ödül almak için asla beklemeyeceğini, hazırladıkları paketin de mamaları bu sabırsız patilerden korumak için kendi çözümleri olduğunu söyledikten sonra kedilerden özür diliyor. 

Lezzetli mamalarla aralarına giren bu yeni ambalaj kedileri üzecek olsa da paketi açmayı denemekten vazgeçmeyecekleri kesin. Bakalım inatçı pisiler kendilerine meydan okuyan bu yeni paketi açabilecek bir çözüm bulabilecekler mi?

Mutfakta origami devri

Mutfakta kullanabileceğiniz, her geçen gün sayısı artan onlarca araç gereç var. En basitinden en karmaşığına hem yer kaplayan hem de masraflı olan bu eşyalara alternatif olarak tasarlanan Ori-Kit, origamiyi mutfağınıza getiriyor.

Hantal ve çokça yer kaplayan mutfak eşyalarına, işlevsel bir alternatif bir çözüm sunan Ori-Kit, bir Kickstarter projesi ve fonlanmaya devam ediyor. Toplam 6 farklı katlanabilir parçadan oluşan kitin içinde 3 kaşık, 1 spatula, 1 huni ve 1 süzgeç mevcut. Her parça için de boyutunu değiştirebileceğiniz farklı katlanma seçenekleri var. Böylelikle bu altı parçalık kiti altıdan fazla amaç için kullanmanız mümkün. Izgara, pişirme, fırınlama gibi çeşitli ihtiyaçlarınızı karşılayabilen set çocuklar dahil herkesin kullanımına uygun. Sloganı "Katla, kullan" olan bu modern mutfak ürünleri; yerden, zamandan ve maliyetten tasarruf etmeyi vadederek metal ve plastik ürünleri geride bırakmayı hedefliyor.

Ori-Kit geleneksel bir sanatı mutfağınızda işlevsel hale dönüştürüyor. Siz de mutfak ürünlerinizi ihtiyacınıza göre katlayarak origamiyi mutfağınıza getirmek için fikre destek olabilirsiniz.

Yemeden önce paylaşanlar için “Instagram Fotoğrafçılığı 101”

 

Aslı Balkan (26)
PR ve Pazarlama Uzmanı

 

Önceki sayıda “yemeğimin önce fotoğrafını çekmek, yediğimden daha fazla keyif almamı sağlıyor” diyenler buradaysa başlıyoruz…

Instagramming” pek çoğumuz için nedenini bilmediğimiz bir bağlılığın yeni adı. İki sayıda bu alışkanlığımızın sebeplerini ve bu konudaki iki farklı görüşü değerlendirdik. Üçüncü sayıyı ise, tüm bu görüşlere rağmen yine de “Instagramlamaktan” vazgeçemeyenler için, daha iyi Instagram fotoğrafı çekme metotlarına ayırdık.

Söz konusu Instagram bile olsa, bir fotoğraf çekimi sanatın kapısını aralar… Gücünü renkler ve şekillerin belirli bir oranda birleşiminden alır. İster profesyonel makine ile ister basitçe cep telefonunuzla çekin, bazı küçük ipuçları ile yemek fotoğrafçılığında bir üst etaba geçebilirsiniz.

Güneşi takip edin!

Sıklıkla yemek kokuları ile kabaran iştahımız görsel ögeleri bir kenara alarak fotoğrafımızı iç mekanın yansıyan yapay ışıklarına teslim etmemize sebep olur. Oysa direkt güneş ışıklarının yansımasını fotoğrafın konseptine dahil ederseniz yiyecekleriniz güneşin altın tepsisinde parlar. Olabildiğince güzel kareler için evde ya da Pazar günü gittiğiniz Fransız pastanesinde cam kenarı bir yer belirleyin kendinize. Eğer kahvaltıdan bir an’ı paylaşacaksanız beyaz bir kartonu yansıtıcı olarak gün ışığına karşıt şekilde koyabilirsiniz. İki yansıtıcı arasında tüm renkler ihtişamını yansıtır. Güneşin kendini sakladığı günlerde ise bulutlar temiz beyaz bir tabaka oluşturarak gri ile mavinin tonlarında bir filtre olarak fotoğrafınıza canlılık getirir. Hava nasıl olursa olsun siz güneşi takip edin!

Seyircileri sahneye çağırın

Hemen bir el gözükürse tekrar çekilen sayısız görüntüye şahit oluyoruz, konsepti bozulmuş gibi düşünmek yerine bırakın eller, yemeklerle buluşurken ambiyans tamamlansın. Bir “Son Akşam Yemeği’nin” koyu kasveti tablolarda dursun, fotoğraflarınıza çatalından önce tadına ellerinin varmasını isteyen meraklı küçük parmaklar, şarap kadehine teslim güzel eller girsin, zenginleştirsin paylaşımınızı.

Kontrast renkler birbirini çeker

Tabağınızdaki kontrast renkli ögeleri birine yaklaştırın. Yakın renkli ögeler yarattıkları harmoni ile konforlu ve sakinleştirici bir düzlem yaratır. Kontrast yiyecekler ise canlı, dinamik ve görenlerin ilgisini çekmek için tüm ihtişama sahiptirler.

Bir hikaye yaratın

İster Instagram’a fotoğraf koyalım, ister pazarlama kampanyası kurgulayalım, “hikayeleştirme” takipçilere ulaşırken ihtiyacımız olan en önemli içgörü. Kare sahnenize eklediğiniz farklı objeler ile atmosferi değiştirebilirsiniz.

Sakin bir arka plan hazırlayın

Arka planda her zaman sakin bir rengi tercih edin. Dağınık ya da fazla karışık bir plan takipçilerin ilgisinin yemek dışında bir yere kaymasına sebep olabilir. Instagram fotoğraflarında başarının 3 alternatif arka planı var: Açık renk arka planlar, koyu renk arka planlar ve ahşap planlar.

Yemek paylaşımları trendi günden güne artıyor, güzel bir kokuyu resmetmek, kalıcı hale getirmek ve takipçilere sunmak hangi psikolojik sebepten kaynaklanıyor olursa olsun fotoğraf bir hikayenin bütünü hakkında çok şey anlatır. Hızlı ve kolay paylaşım imkanı sunması ile popülerliğini git gide artıran micro-blogging akımı 2017’de de gündemimizde olacağa benziyor.

 

Bu yazı ilk olarak JR. by Campaign Nisan 2017 sayısında yayımlanmıştır.

 

Nescafe’den buzları eriten merhaba bankı

Nescafe, Milano Tasarım Haftası boyunca oldukça eğlenceli bir çalışmaya imza atıyor. Tasarladıkları kıpkırmızı “Nescafe Hello Bench” isimli bank, üzerine oturan iki insanı özel mekanizması sayesinde birbirine yaklaştırıyor ve böylelikle "merhaba" demek kaçınılmaz oluyor.

Karşılıklı iletişim kurmanın giderek zorlaştığı kalabalık şehirlerde aynı bankta oturup yüzünü bile görmediğimiz yüzlerce insan var. Milano'daki Nescafe bu duruma kahvenin insanları yakınlaştıran etkisini kullandıkları eğlenceli bir çözüm getiriyor ve Public İtalya ile birlikte Milano Moda Haftası boyunca yol kenarında kurulu olacak özel bir bank tasarlıyor. Bir fincan kahveyle bu banka oturmaya teşvik edilen insanlarıysa eğlenceli bir sürpriz bekliyor. İki ucuna oturulduğunda bankın üzerindeki sensörler devreye girerek üzerinde oturanları mekanizması sayesinde birbirine yaklaştırmaya başlıyor. Bir anda hareket etmeye başlayan bank üzerinde oturanları şaşırtırken insanlar kendilerini bir yabancıyla yan yana otururken buluyorlar. Böyle komik bir durumda ellerde kahveler de varken bol gülüşmeli sohbetler ve çekilen fotoğraflar kaçınılmaz oluyor.

Avatar’ın devam filmlerinin vizyon tarihleri belli oldu

James Cameron’ın yönetmenliğini üstlendiği ve 2009 yılında vizyona giren Avatar’ın devam filmlerinin yayınlanacağı tarihler belli oldu.

Ne zaman yayınlanacağı bir türlü belirlenemeyen bu filmler dört kez de ertelenerek sevenlerini üzmüştü. Ancak yönetmen James Cameron ve 20th Century Fox 22 Nisan’da beklenen haberi resmi Facebook sayfalarından açıklayarak bu umutsuz bekleyişe son verdi.

Takviminize not etmeniz gereken tarihler şöyle:

"Avatar 2" — 18 Aralık 2020

"Avatar 3" —17 Aralık 2021

"Avatar 4" —20 Aralık 2024

"Avatar 5" —19 Aralık 2025

Bu güzel haberin verildiği günün aynı zamanda Dünya Günü (Earth Day) olması da hoş bir detay. Bir sonraki Avatar filmi için henüz üç yıl beklememiz gerekse de kesin tarihleri öğrenmiş olmak heyecan verici! 

Kahvenizi sallayarak demleyin

Mis kokulu kahve dünyasına bir yenilik de Kahvegibikahve’den geliyor. Bu yeni girişim tutkunlarına hızlı ve pratik bir kahve deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

Kahve, bardağımıza gelene kadar uzunca bir süreçten geçiyor. Toplanması, kavrulması, öğütülmesi derken kokusu burnumuzda tüten o bir bardak kahveyi içebilmek için elimize ulaştıktan sonra da french press, kahve makinesi gibi farklı farklı araçlarla uğraşmamız gerekiyor. Kahvegibikahve elimize ulaşan kahveleri tüketimini kolaylaştıracak tek kullanımlık kahveler tasarlıyor. Kağıt filtreler içerisinde bulunan kahveyi sallama çay gibi demleyerek hazırlayabiliyorsunuz. Böylelikle bir bardak kahvenize daha zahmetsiz kavuşabiliyorsunuz.

Bu yeni sallama kahve girişimi, fikri hayata geçirebilmek ve devam ettirebilmek için 29 Mayıs’a kadar bağış topluyor. Bağış yapabilmeniz için farklı opsiyonlar mevcut. Yaptığınız bağış da sonrasında kahve çeki ve hediyelerine dönüşüyor. Örneğin 20 TL Destek Paketi’ni seçtiğinizde site içinde kullanabileceğiniz 20 TL’lik bir hediye çeki ve 2’li pratik filtre paketi hediye ediliyor. Eğer istenilen miktarda bağış planlanan tarihe kadar tamamlanamazsa da toplanan bağışlar geri iade edilecek. Ancak şirket şu anki planlamalarına göre bir aksilik çıkmayacağını düşünüyor. 

Gökyüzünün saf rengini yakalayan fotoğraflar

New Yorklu fotoğrafçı Eric Cahan’ın çektiği gün doğumu ve gün batımı fotoğraflarını bir araya getirdiği serisi Sky Series, renklerin tek başına bile ne kadar güçlü bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor.

Eric Cahan’ın serisi alıştığımız gün batımı fotoğraflarından biraz farklı. Genelde atmosferi tamamlayan pembe bulutlara, kırmızı güneşe ya da denizden yansımalara fotoğraflarında yer vermeyen sanatçı gün doğumunda ve batımında ortaya çıkan saf rengi yakalamaya çalışıyor. Böylelikle de minimal fakat oldukça etkileyici bir seri ortaya çıkıyor. Cahan serinin özünü işinin ışığı yakalamak olduğunu söyleyerek özetliyor.

Çektiği fotoğrafların tam yer ve zamanını da fotoğraflarına iliştiren sanatçı atmosferin gerçekçiliğini pekiştiriyor. Cahan serisiyle gün doğumu ve gün batımının en sade haliyle bile oldukça etkileyici olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Palo Alto, CA / Gün Batımı 19.47

Bridgehampton, NY / Gün Batımı 19.48

Sea Cliff, San Francisco, CA / Gün Doğumu 6.57

Gouverneur Beach, St Barts / Gün Doğumu 6.34

Main Beach, NY / Gün Batımı 18.31

Santa Cruz, CA / Gün Batımı 19.21

Sag Harbor, NY / Gün Batımı 19.33

Fort Pond Bay, Montauk, NY / Gün Batımı 20.10

Taos, NM / Gün Batımı 18.23

Palm Beach, FL / Gün Batımı 18.33

Vantablack’e meydan okuyan yeni siyah

Renk yelpazesine eklenen yeni siyah BLACK 2.0, siyahtan vazgeçemeyenleri oldukça etkileyecek. İngiliz sanatçı Stuart Semple oluşturduğu bu yeni siyahla Vantablack’a meydan okuyor.

Vantablack dünya üzerinde bulunan en siyah siyah pigment olarak değerlendiriliyor. Anish Kapoor’un bu pigmentin haklarını tamamen üstüne almasıyla sanat dünyasından gelen yoğun olumsuz tepkiler BLACK 2.0 ile somutluk kazanıyor. İngiliz sanatçı Stuart Semple binlerce sanatçıyla bir araya gelerek en siyah siyaha meydan okuyan yeni bir siyah geliştirmeyi başarıyor. BLACK 2.0 adını verdikleri bu yeni siyah makul fiyatlı oluşu ve tüm sanatçılar tarafından kolayca ulaşılabilir ve kullanılabilir oluşuyla ön plana çıkıyor. (Tabii ki Anish Kapoor dışında tüm sanatçılar!)

BLACK 2.0 dünyadaki en pigmentli, en mat, en düz siyah sanat materyali olarak kendini tanıtıyor. Akrilik boya olarak satışa sunulan madde hakkında Semple dünyadaki en siyah boya olmadığını, ancak sanatçılara ulaşılabilirliği ve kullanılabilirliği göz önünde bulundurulduğunda en siyah pigmentten daha iyi bir siyah olduğunu söylüyor. Ayrıca boya kiraz kokusuyla da kendini sevdiriyor.

Merak edenler Stuart Semple’ın Culture Hustle isimli sitesinden hem bu siyah boya hem de başka renklerin enleri hakkında detaylı bilgiye ulaşabilir ve sipariş verebilirler. 

Çöp adamınıza Google’dan AutoDraw

Teknoloji devi Google bu kez çöp adam bile çizemem diyenlerin imdadına yetişiyor. Yeni geliştirdikleri uygulama AutoDraw ile karalamalarınız profesyonel çizimlere dönüşüyor.

Google’ın daha önce geliştirdiği oyunlardan biri olan Ouick, Draw ile aynı yapay zeka teknolojisini paylaşan AutoDraw’u kullanması oldukça kolay. Uygulama size boş bir sayfa ve çizim yapmak için kullanabileceğiniz birkaç kolay araç veriyor. Siz çizmek istediğiniz nesneyi basitçe karalamaya başladığınızda uygulama üst kısımda çiziminize uygun önerilerde bulunmaya başlıyor. Profesyonel sanatçılara ait olan bu illüstrasyonlar çiziminize yeni detaylar ekledikçe değişip size en uygun opsiyonu sunmaya çalışıyor. Yine de kendi çizimlerini yapmak isteyenler için ek bir kalem seçeneği de mevcut.

Oldukça kolay ve hızlı çalışan uygulama aynı zamanda ücretsiz. Siz de deneyip kendi küçük şaheserlerinizi yaratmak istiyorsanız uygulamayı indirebilir ya da AutoDraw websitesini ziyaret edebilirsiniz.