Yaratıcı gençlik platformu

​GarantiOne’dan Interrail avantajı

Garanti Bankası’nın, 18-25 yaş arasındaki müşterilerine özel hazırladığı bankacılık uygulaması GarantiOne, Interrail programı kapsamında trenle Avrupa’yı gezmek isteyenlere fırsat sunuyor.

15 Mart – 15 Nisan tarihleri arasında GarantiOne uygulamasını kullananlar, GençTur’dan alacakları Interrail biletlerinde %20 indirim kazanıyor. Kampanya süresince GarantiOne uygulamasına girenler, kendilerine verilen kodla Gençtur’dan “1 Ay İçinde 7 Gün (Flexi) Genç” ve “1 Ay İçinde 7 Gün (Flexi) Yetişkin” Interrail biletini %20 indirimli fiyatla satın alacak. Kampanyadan, Gençtur’dan bilet alan ilk 1.000 kişi yararlanacak.

Interrail bileti satın alan gezginler Avrupa’nın 30 ülkesinde 5 gün ile 1 ay arasında ya da 30 Avrupa ülkesinden herhangi birisinde 3 ile 8 gün arasında sınırsız indi-bindi imkanıyla seyahat edebiliyor.

Yardım edin, yaratıcılığım öldü

Yaratıcılığın geliştirilebilir bir yeti olduğu kabul edilen bir görüş. Eğer işler istediğiniz gibi gitmiyorsa da sakin olun, derin bir nefes alın ve yaratıcılığınıza yer açın.

 

Yıldırım Ünverdi (28)

ULMER AR-GE ve Bilişim Koordinatörü, Bahçeşehir Üniversitesi

 

Kimse yüksek derece yaratıcılık genleriyle doğmuyor diyor yaratıcılık ile ilgili birçok kitabın yazarı R. Keith Sawyer ve devam ediyor: “İnsanların yaratıcı olmadıklarını söylemelerinin sebebi, yaratıcılık hakkında toplum olarak yaratılan yanlış fikirler.” En çok bilinen mitlerden biri de şu şekilde: “Yaratıcı bir şey ortaya koyarken kendi inandıklarından vazgeçiyorlar sonuç istedikleri gibi olmayınca hemen pes ediyorlar çünkü ortaya çıkardıkları ya da dokundukları her şeyin altın haline dönüşeceğine inanıyorlar. Yaratıcılık böyle çalışmıyor. Büyülü bir nitelik değil, daha yaratıcı bir kişi olmak için çok çalışmalısınız. Gayretli olmanız gerekiyor.”

Ofiste oturuyorsunuz  ve bunalmış durumdasınız. Artık eskisi gibi farklı şeyler ortaya çıkartamıyorsunuz. İçinizden o beklediğiniz ilham çıkmıyor. Ajansta metin yazarlığı yaparken bu durumla sık sık karşılaşırdım. Zaman zaman sadece dakikalar içinde ortaya çıkarttığım onlarca kampanya fikri, yazılması gereken içerikler ya da bulunması gereken bir slogan eskisi gibi aklıma gelmiyor, kalem oynatamıyordum. Aniden dünya griye dönüşüyor. Size eğlenceli gelen aktiviteler, gözünüze güzel gözüken şeyler artık eskisi gibi gözükmüyor. Çevrenizde anlamsızlık bulutları dolaşıyor ve içinizde bir boşluk oluşuyor. Aman tanrım  neler oluyor, yaratıcılığım mı öldü?

Hemen korkuya kapılmayın yaratıcılığınız hala orada duruyor ama bu can sıkıcı durumdan kurtulmak, yaratıcılığınızı tekrar canlandırmak için sizlere birkaç önerim olacak. Öncelikle şu soruyla başlayalım; evinizde su bitti ne yaparsınız? Koltuğa uzanmış bir şekilde televizyonda güzel bir film seyrederken su içemeyeceğinizi bildiğiniz halde hala pizzanızı yemeye devam mı edersiniz? Yoksa dışarı çıkıp en yakın marketten veya komşunuzdan su mu alırsınız? Kısacası su bulmak için bir çıkış yolu vardır. Bu yüzden Yaratıcılık Sendromu açısından da kesinlikle bir çıkış yolu vardır.

İş arkadaşlarınızla konuşun

Kendinize yakın hissettiğiniz iş arkadaşlarınızla konuşun. Hatta patronunuzla yakınsanız onunla konuşun. Belki onlar da bu durumu yaşamıştır ve size verecekleri tavsiyeler vardır. Paylaşmaktan korkmayın, kimden ne tavsiye geleceğini bilemezsiniz.

 

Sosyal medyadan uzak durun

Hemen “Yok artık!” demeyin. Araştırmalara göre sosyal medyada bulunan işler çok sayıda benzerlik gösterir, bu durum tasarımcıları ve sanatçıları gerçek yaratıcı süreçte rahatsız eder. Resmin yapımına odaklanmak yerine, başkalarının paylaşımlarını ve eserlerini gözden geçirmek, kendi projenizi başlatmak için gereken süreyi ve çabayı tüketir. Her gün saatlerimizi ayırdığımız bu platformdan biraz olsun uzak durmak iyi gelebilir.

 

Kaçın

Hep aynı ortamlar, hep aynı yerler, hep aynı yüzler… Kaçın. Yeni yerler keşfedin, yeni simalarla tanışın. Doğaya kaçın. Sizinle hiç alakası olmayan bir seminere kaçın. Hiç gitmeyeceğinizi düşündüğünüz bir restorana gidin. Kısacası önyargılarınız yüzünden kaçtığınız şeyleri keşfe çıkın. Osho’nun şu sözünü unutmayın: “Yaratıcılık varoluştaki en büyük isyandır. Eğer yaratmak istiyorsan, bütün şartlanmalardan kurtulmak zorundasın. Aksi halde yaratıcılığın kopya çekmekten başka bir işe yaramaz.

 

Uyuyun

Rüyalar deneyimleri birleştirmek için çalışır ve beynimizin düşünce ve anılarını anlamaya çalıştıklarının kanıtıdır. Göründüğü kadar saçma olan bir şey, deneyimlerin hafızamıza kazandırılmasında faydalı olabilir ve genellikle ilham verebilirler. Yaşadığınız rüyaların bilinçli ya da bilinçsiz olması gerçekliğin olağan kuralları olmaksızın yeni olanakları keşfedebilmemiz için yaratıcılığa yardımcı olurlar.

 

Oyun oynayın

Gidip de tavla okey oynayın demiyorum. Çocukluğunuza dönün. Bir hamur alın onunla bir şeyler yapmaya çalışın. Legolarla aklınıza gelen bir şeyler yapın.

Daha birçok şey yazılabilir. Bunların belki tamamı belki birkaçı işinize yarayabilir. Ama en önemlisi bu durumun geçici olduğunun farkına varın. Zihninizi bu engelle meşgul etmek yerine zihnini hoşunuza giden sizi rahatlatacağını düşündüğünüz işlerle meşgul edin ki saklanmış olan yaratıcılığınız tekrar kendine yer bulabilsin.

 

Bu yazı ilk olarak JR by Campaign Mart 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Fiber kablonun içerisindeki macera

Virgin Media'nın "Virgin Fibre" ürünü için hazırlanan aksiyon dozu oldukça yüksek son kampanyasında televizyon dünyasından tanıdığımız birçok karakter yer alıyor.

Şirketin fiber kablolarının gücünü tanıtan reklam filminde Usain Bolt, Activision's Destiny oyunundan Iron Lord Hunter ve Teenage Mutant Ninja Turtles'tan Donatello gibi herkesin yakından tanıdığı pek çok karakter yer alıyor. 

Reklam filminde, karakterler fütüristik dev bir kablonun içerisinde aksiyon dolu bir yarışa imza atıyor. 14 hafta yayında olacak reklam filmi televizyon, online ve basılı reklam olarak sunulacak.

Künye:

Reklamveren Virgin Media
Reklam Ajansı BBH
Kreatif Direktör Carl Broadhurst
Kreatif Ekip Felipe Guimaraes, Lambros Charalambous
Yönetmen Sam Brown
Post Prodüksiyon The Mill

​Fotoğraf ve resim arasındaki çizgileri yok eden sanatçılar

Yanlış kullanımlarına çok sık şahit olsak da fotoğraf ve resim birbirinden ayrı olan iki türdür. Ancak kimi sanatçılar bu iki farklı türdeki eseri bir araya getirerek birbirinden güzel çalışmalara imza atabiliyor.

Fotoğraf ve resim arasındaki keskin çizgileri yok eden sanatçılar iki eseri bir araya getirerek bir bütün yaratıyor ve ortaya yepyeni bir resim çıkarmayı başarıyor. Burada eserlerine yer verdiğimiz sanatçılardan Gregory Scott ve Elena Efremova fotoğrafı resimle kamufle ederken Valeria Trasatti ve Chad Wys gibi sanaçılar fotoğraf özelliklerini direkt resme aktarıyor.

Bu noktada metod önemini kaybediyor ve ortaya fotoğraf ile resmin birleşimi çıkıyor. İşte bunu eserlerinde uygulayan sanatçılar (Kapak resmi Aliza Razell):

Flora Borsi

Valeria Trasatti

Gabriel Nardelli Araujo

Gregory Scott

Elena Efremova

Chad Wys

Aliza Razell

​Saykodelik kartvizitlere hazır mıyız?

İş hayatında her bir toplantı, her bir tanışma cüzdanımıza eklenen yeni bir kartvizit demek. Tabii kimilerinin ömrü çok uzun olmuyor ve masamızın bir köşesinde bu kartvizitleri unutabiliyoruz.

Kartvizitlerin akılda kalıcı olmasını istiyorsanız biraz daha orijinal olmanız gerekli. Grafik tasarımcı Drew Tetz, kartvizitini minik bir sanat eserine çevirmiş. Tasarımcı hazırladığı kartvizitinde 1800'lü yıllarda kullanılan ilk animasyon aletlerinden biri olan "fenakistiskop"tan ilham almış. 

Bu kartvizitin yarattığı görsel şölenin tadını çıkarmak için yapılması gerekense ortasına küçük kesikler atarak kartviziti bir plak çaların üzerine yerleştirmek. Böylelikle plak döndükçe kartvizitin üzerindeki şekiller de eğlenceli bir şekilde hareket edecek. 

Sıradan kartvizitlerden sıkıldıysanız böyle bir tasarımı deneyebilirsiniz. 

​Bu yaz 60’tan fazla yeni emoji geliyor

Bazı anlarda duygularınızı ifade etmek için kelimeler yeterli olmaz. Neyse ki günümüzde emoji'ler var ve bu ihtiyacımızı karşılıyorlar. 

Kelimelerin yanına eklediğimiz emoji'leri yazı yazmaya üşendiğimiz zamanlarda yazıdan bağımsız olarak gönderiyoruz. Artık anne ve babaların dahi kullandığı bu küçük sembollerin sayısı bu yaz daha da artacak. Emojipedia, yılın ortasında 'Emoji Version 5.0'ın geleceğini duyurdu.

30 Haziran 2017'de tüm koleksiyonun yayınlanacağı emoji'ler arasında brokoli ve sandviç gibi yeni sembollerin yanında elf, denizkızı ve vampir gibi çok daha fantastik karakterler de bulunuyor. 

​70’lerin ve 80’lerin New York’una davetlisiniz

1970 ve 1980'li yıllar dünya çapında büyük akımların yaşandığı heyecan verici dönemler olarak bilinir. New York'ta da bu zamanlar oldukça heyecan verici bir şekilde gerçekleşmiş ve sokak kültürü insanların hayatında oldukça etkiliymiş.

Şehirdeki kutuplaşma ve uçlardaki hayatlar da New York'u her zaman farklı kılmayı başarmış. Aynı zamanda bu yıllarda New York'ta büyük bir dönüşüm ve değişim yaşanmaya başlamış. Peki insanlar neden bu yılların New York'uyla bu kadar ilgileniyor?

Fotoğrafçı Martha Cooper bu soruya "Bence insanlar mahallelerinde bulunan ve kendilerine özel lezzetler sunan küçük aile marketleri ve restoranlara özlem duyuyorlar" şeklinde cevap veriyor.

Bu yıllarda belirli fotoğrafçılar da New York sokaklarında çektikleri fotoğraflarla döneme ışık tutmayı başarmış. (Kapak fotoğrafı Bruce Davidson'a ait.)

Robert Herman

Jack Garofalo

Frank Horvat

Meryl Meisler

Martha Cooper

Jamel Shabazz

Kaynak: My Modern Met

​Facebook’tan canlı yayın ve yorum yenilikleri

Sosyal medya platformlarında oldukça yaygın olan canlı yayın özelliği uzun zamandır mobil cihazlarla birlikte anılıyor. Ancak Facebook, yenilikleriyle bilgisayar kullanıcılarını da düşünüyor.

Facebook Live ile canlı yayın akımının liderlerinden olan şirket, artık bu özelliği laptop ve masaüstü kullanıcıları için de sunmaya başladı. Bunun için sayfanın üst tarafındaki "gönderi oluştur" seçeneğine tıklamak yeterli. 

Sistem bilgisayarın dahili kamerası ile birlikte çalışabilmesinin yanında destekleyen harici kameralarla da yayına imkan tanıyor. Stuff'ın haberine göre Facebook bu özelliğiyle oyunseverleri de kendisine çekmeyi hedefliyor. Oyuncular bu sayede Facebook hesabıyla Twitch hesabı varmış gibi canlı yayın yapma imkanına kavuşacak.

Şirketten gelen bir diğer yenilikse yorum formatına gelecek olan değişiklikler. Bundan böyle Facebook'ta yapılan yorumlar Messenger'dakine benzer bir görünüme sahip olacak. Yani yorumlar konuşma balonları şeklinde gözükecek. 

Şimdilik test aşamasında olan yorumlar, önümüzdeki haftalarda eklenen birkaç yenilik ile birlikte tüm Facebook kullanıcılarına sunulacak. 

​Neon ışıklarla bezeli şehir hayatı

Art direktör ve fotoğrafçı Liam Wong'a göre benzersiz sokaklarıyla Tokyo dünya üzerindeki en büyüleyici şehirlerden birisi.

Görülecek ve keşfedilecek birçok yeri bulunan Tokyo'da fotoğrafçı Wong, özellikle akşam olduğunda şehri keşfe çıkıyor ve neon ışıklarla bezeli sokaklarda en iyi fotoğrafları yakalamayı amaçlıyor. Fonda neon ışıkları olunca fotoğraflar da bir video oyunun arka planı gibi görüntü oluşturuyor.

Teknolojinin de yoğun olarak hissedildiği ve Ridley Scott'ın Blade Runner filmini anımsatan sokaklarla ilgili geniş bir fotoğraf koleksiyonu bulunan Wong, Tokyo'da ve diğer şehirlerde çektiği fotoğrafları Instagram hesabından paylaşıyor. 

​Super Mario Run artık Android cihazlarda

Nintendo'nun akıllı telefonlar için yaptığı ilk Mario oyunu Super Mario Run, Apple'ın Eylül 2016'da düzenlenen lansmanında tanıtılmış ve bir süre sonra iOS cihazlardaki yerini almıştı.

Geçtiğimiz günlerde Nintendo, oyunun Android cihazlara 23 Mart'ta geleceğini açıklamıştı ancak şirket minik bir sürpriz yaparak oyunu 22 Mart'ta Android kullanıcılarıyla buluşturdu. Oyunun Android versiyonu da iOS versiyonu gibi ücretsiz indirilebiliyor.

Tüm cihazlarda oyunun World Tour, Toad Rally ve Kingdom Builder modları ücretsiz olarak oynanabiliyor ancak oyunun tamamını oynamak istediğiniz takdirde para ödemek durumundasınız. 

Şimdi yapmanız gereken tek şey Google Play'e girerek oyunu indirmek.