Hayatım Reklam: Sezer Üstüngel

Nisan sayısında, Hayatım Reklam köşemizin sorularını Rafineri’nin Reklam Yazarı Sezer Üstüngel  cevapladı.


 

sezer foto1Reklamcı olma sebebim:

Açıkçası belli bir sebebim ya da hikayem yok. Tamamen tesadüfen reklamcı oldum. Ve reklamcılığa aşık oldum. Aniden, nedensiz, açıklamasız, bana vereceği acı ve ızdırabı hesaba katmadan 🙂

Kariyerimle ilgili en büyük hedefim:

Bunu ikiye ayırıyorum:

İşsel: Kendime özgü bir reklamcılık tarzı oluşturabilmek. Yani insanların bir filmi izlediklerinde ya da bir kampanyayı gördüklerinde “Bunu kesin Sezer Üstüngel yapmıştır” demeleri. Tabii umarım bunu, işi beğendikleri için derler 🙂

İçsel: Reklamcılar olarak en büyük silahımız olan insanları etkileme gücünü, insanlık adına kullandığım işler yapmak. (Sokoloff’un Kolombiya’da gerillalara silah bıraktırması gibi)

Birlikte çalışmak istediğim markalar / kampanyalar:

Bu soruya da iki farklı kategoride cevap vereyim:

İşsel: Nike için Dünya Kupası, John Lewis veya Harvey Nichols için de Christmas kampanyaları…

İçsel: Greenpeace, WWF, Amnesty gibi sivil toplum örgütleri için, ödüllük olmayan, ghost kokmayan, gerçekten dünyaya, doğaya ve insanlığa katkısı olacak kampanyalar…

Sektörü sevememe / sektörden soğumama neden olan etkenler:

Seviyorum, çünkü çalışırken hiç çalışıyor gibi hissetmiyorum. Soğuyorum, çünkü bazen çok çalışıyorum.

Birlikte çalışmak istediğim ünlü:

Ünlü biriyle çalışmaktan çok, çalıştığım birini ünlü etmeyi tercih ederim 🙂

Şimdiye kadarki en favori çalışmam:

!f için bu sene yaptığımız “Birleşin” işi. Yukarıda bahsettiğim, insanlara ve insanlığa faydalı bir mesaj vermeye en çok orada yaklaştığımı düşünüyorum.

 

Bu yazı ilk olarak JR. by Campaign Nisan 2016 sayısında yayınlandı.